Türkiye’de Kız Ortaokulları Açılması: Eğitimde Ayrışmanın Bedeli
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Yeni Kararı
Milli Eğitim Bakanlığı, sadece kız öğrenciler için sekiz yeni ortaokul açma kararı alarak, Türkiye’nin eğitim gündeminde önemli tartışmalara neden oldu. Bu durum, bazı çevrelerce ülkenin laiklik ilkesinden uzaklaştığı ve şeriat devletine doğru gittiği şeklinde yorumlanıyor.
Bakan Tekin’in Tartışmalı Projeleri
Bakan Yusuf Tekin’in göreve gelmesiyle birlikte uygulamaya koyduğu projeler, eğitim dünyasında sürekli tartışmalara yol açtı. Özellikle “ÇEDES” projesi kapsamında cami imamlarının okullara atanması ve “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla duyurulan yeni müfredat, eğitimin dincileştirildiği yönünde ciddi eleştiriler aldı. Geçtiğimiz yıl karma eğitimin isteğe bağlı hale getirileceği yönündeki açıklamalarıyla cinsiyet ayrımcılığını pekiştiren Tekin’in, şimdi de tek cinsiyetli okullar açması, kamuoyunda büyük bir endişe yarattı.
Laiklik İlkesi ve Eğitimde Cinsiyet Ayrımı
Bakan Tekin, yeni açılan tek cinsiyetli okulların amacını, kız çocuklarını okula göndermek istemeyen ailelerin çekincelerini aşmak olarak savunuyor. Ancak bu durum, laik eğitim ilkesine açıkça bir sapmadır. Karma eğitimin azaltılması, Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 15. maddesine de aykırılık teşkil ediyor. Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, bu kararı “çocukları küçük yaşta ayrıştıran ve eğitim hakkını sınırlayan ideolojik bir müdahale” olarak tanımlıyor.
Toplumsal Etkileri
Bu tür okulların yaygınlaşmasının, daha muhafazakâr bir anlayışı egemen kılarak kamusal alanı yeniden şekillendireceği endişesi, eğitim sisteminin geleceği ve laiklik ilkesi üzerindeki etkileri konusunda ciddi soruları gündeme getiriyor.
Eğitimde Insert Eşitliği
Eğitimde anti-laik ve ayrımcı uygulamalar, çağdaş yaşamdan uzak bir anlayışı besliyor. Bakan Tekin, tek cinsiyetli okulların eğitimde çeşitliliği artıracağını savunsa da, bu adımlar, eğitim sisteminin bilimsellik, eşitlik ve çağdaşlık ilkelerinden uzaklaştığını gösteriyor. Kız ve erkek öğrencilerin ayrı eğitim alması, toplumsal yaşamda eşitsizlikleri derinleştirme riski taşıyor.
Potansiyel Sonuçlar
- Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği: Sadece kız öğrencilere özel okullarla, toplumsal cinsiyet rollerini pekiştirmek riski artıyor.
- Laik Eğitim İlkesinden Sapma: Cinsiyete dayalı eğitim, laik eğitim sisteminin temel prensipleriyle çelişiyor.
- Kamusal Alanın Dönüşümü: Tek cinsiyetli okulların yaygınlaşması, kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki yerini sınırlayan politikaların önünü açabilir.
Sonuç
Türkiye’de açılan yeni tek cinsiyetli kız ortaokullarının getirdiği gelişmeler, eğitim sisteminin geleceği açısından büyük bir belirsizlik oluşturuyor. Eğitimde dincileşme ve ayrımcılık endişeleri, laik ve seküler kesimlerin rahatsızlığına yol açıyor. Türkiye’nin Cumhuriyet değerlerine ve eğitimde eşitlik ilkesine sadık kalınması gerektiği açıktır. Eğitim hakkının ayrımcılığa kurban edilmesi, eğitim ve toplumsal yaşamda derin yarılmalara sebep olacaktır.
Açılan Kız Ortaokulları:
- Adana/Seyhan: Gülbahçesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokulu
- Ankara/Çankaya: Dikmen Nevzat Ayaz Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokulu
- Gaziantep/Şehitkamil: GAİB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokulu
- Gaziantep/Şahinbey: Mavikent Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokulu
- Karaman/Merkez: Nefise Sultan Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokulu
- Kastamonu/Taşköprü: Mustafa Sıtkı Erkek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokulu
- Manisa/Gölmarmara: Şehit Emral Aral Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokulu
- Şanlıurfa/Haliliye: Süleymaniye Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokulu
Eğitim sisteminin geleceği açısından bu kararların etkileri, yalnızca bugünü değil, yarını da etkileyecek nitelikte. Türkiye’nin çağdaş eğitim anlayışına sahip çıkması, geleceğimizi şekillendirmek adına hayati öneme sahip.